İnsan Kelimesi Özel mi Tür mü? Bir Günlüğün İçinden Taşan Hikâye
Benzer Konular: İngiltere'nin ilk yerli halkı kimlerdir ?
Bugün sizlerle “İnsan kelimesi özel mi tür mü” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız.
Kayseri’de akşamlar bazen fazla sessiz oluyor. Öyle böyle bir sessizlik değil; insanın kendi düşüncelerini daha net duymaya başladığı, hatta bazen fazla net duyduğu bir sessizlik. Bugün yine defterimi açtım. Yazmaya başlamadan önce uzun süre boş sayfaya baktım. Çünkü bazı sorular var, insanın içine oturuyor ve orada kalıyor. Mesela şu soru: İnsan kelimesi özel mi tür mü?
Bu soruyu ilk kez lise yıllarında bir Türkçe dersinde duymuştum. O zamanlar sadece dil bilgisi gibi gelmişti. Ama büyüdükçe fark ettim ki bazı sorular ders konusu olmaktan çıkıp hayatın içine karışıyor.
Bir Defter, Bir Kalem ve Fazla Sessiz Bir Oda
Akşamın içime çöken hali
Bugün işten eve dönerken otobüste camdan dışarı baktım. Kayseri’nin gri akşam ışığı vardı. İnsanlar kalabalıktı ama kimse kimseyi gerçekten görmüyordu. O an içimden garip bir cümle geçti: “Herkes insan ama kimse birbirini insan gibi hissetmiyor.”
Bu düşünce beni eve kadar takip etti. Kapıyı kapatınca sessizlik daha da büyüdü. Çantamı köşeye bıraktım ve direkt defterimi aldım. Çünkü bazı şeyler sadece yazınca hafifliyor.
Sayfanın başına yine o soru geldi: İnsan kelimesi özel mi tür mü?
Basit bir soru gibi başlayan karmaşa
Eskiden bu sorunun cevabı nettir sanıyordum. Dil bilgisi kitabında “tür adı” diye geçiyordu. Ama şimdi o kadar basit değil. Çünkü kelimeler sadece kelime değil. Özellikle “insan” kelimesi…
Bunu yazarken bile garip hissediyorum. Sanki kelimeyi yazmak bile onu daha ağır yapıyor. İnsan dediğimiz şey gerçekten sadece bir tür mü? Yoksa her biri ayrı bir hikâye mi?
Çocuklukta Başlayan Yanlış Anlam
Okul koridorlarında geçen bir an
İlkokulda öğretmen tahtaya “insan” kelimesini yazmıştı. “Bu bir tür adıdır” demişti. Herkes defterine yazmıştı. Ben de yazmıştım ama anlamamıştım. Çünkü o yaşta “insan” kelimesi bana sadece kendimi ifade ediyordu.
Sonra teneffüste arkadaşım düşüp ağladığında, öğretmenin “insanlık hali” demesi aklıma kazındı. O gün ilk defa “insan” kelimesinin sadece biyolojik bir şey olmadığını hissetmiştim.
Belki de o zamandan beri bu kelimeyi çözmeye çalışıyorum.
Bir kelimenin büyümesi
Büyüdükçe fark ettim ki bazı kelimeler zamanla değişmiyor, biz değişiyoruz. “İnsan” kelimesi de öyle. Bir gün sadece tür adı, bir gün koca bir duygu yükü, bir gün hayal kırıklığı…
Bugün bana sorsalar, “İnsan kelimesi özel mi tür mü?” diye, hemen cevap veremem. Çünkü artık o kelimenin içinde çok fazla şey var.
Kayseri Sokaklarında Bir Yürüyüş
Soğuk ve düşünceli bir akşam
Geçen hafta akşam yürüyüşüne çıktım. Hava soğuktu, yüzüme çarpan rüzgâr insanı biraz kendine getiriyordu. Bir köşede yaşlı bir adam oturuyordu. Elinde poşetler vardı. Kimse bakmıyordu ona. O an içimde tuhaf bir sızı hissettim.
Kendi kendime sordum: “Biz insan mıyız, yoksa sadece aynı türden geçen yabancılar mı?”
İşte bu soru yine oradaydı: İnsan kelimesi özel mi tür mü? Ama bu kez daha ağırdı.
Bir bakışın anlattıkları
Yaşlı adam bana baktı. Sadece bir an. Ama o bakışta sanki bir ömür vardı. O an kelimeler gereksiz hale geldi. Çünkü bazı şeyler dil bilgisiyle açıklanmıyor.
Ben yürümeye devam ettim ama içimde o bakış kaldı. Eve döndüğümde bile üzerimden gitmemişti.
Günlük Sayfalarımda İnsan Kelimesi
Yazarken değişen düşünceler
Günlüğümde eski sayfaları karıştırdım. Bir yerde şöyle yazmışım: “İnsanlar çok garip, hem çok yakın hem çok uzak.” O zamanlar bunu basit bir şikâyet sanmışım. Ama şimdi okuduğumda daha derin geliyor.
Çünkü insan kelimesi artık sadece bir tanım değil. Bir çelişki gibi.
Kelimelerin ağırlığı
Bazen düşünüyorum da, dil bilgisi bize kelimeleri sınıflandırmayı öğretiyor ama hissettirmeyi öğretmiyor. “İnsan” kelimesi özel mi tür mü? diye sorarken aslında başka bir şey soruyorum: “Biz birbirimizi ne kadar anlayabiliyoruz?”
Bu soru beni yoruyor ama aynı zamanda bırakmıyor da.
Bir Arkadaşla Konuşma
Kahve masasında başlayan tartışma
Geçen gün bir arkadaşla oturduk. Kahve içiyoruz, dışarıda yağmur var. Birden bu konuyu açtım. “Sence insan kelimesi özel mi tür mü?” dedim.
O bana baktı, güldü. “Tür adı işte” dedi. Sonra konuyu değiştirdi.
Ama ben değiştiremedim. Çünkü benim için o kadar basit değildi.
Farklı bakışlar
O an fark ettim ki bazı insanlar kelimeleri sadece tanım olarak görüyor, bazıları ise kelimenin içine düşüyor. Ben ikinci gruptayım galiba.
Bu yüzden bazen fazla düşünüyorum. Biliyorum, yorucu ama durduramıyorum.
İçimde Büyüyen Soru
Cevap aramaktan çok hissetmek
Zaman geçtikçe anladım ki bu sorunun net bir cevabı yok. Belki de olmamalı. Çünkü bazı sorular cevaplanmak için değil, yaşanmak için var.
İnsan kelimesi özel mi tür mü? sorusu da böyle bir şey olabilir. Hem bilimsel bir sınıflandırma hem de duygusal bir sorgu.
Kendime dürüst olmak
Bazen kendime itiraf ediyorum: İnsanlara kırılıyorum. Beklediğim gibi olmadıklarında içimde bir boşluk oluşuyor. Ama sonra şunu da fark ediyorum: Ben de bir insanım.
Bu cümle biraz ağır geliyor. Çünkü insan olmanın sadece güçlü olmak değil, aynı zamanda kırılmak olduğunu hatırlatıyor.
Gece ve Düşüncelerin Gürültüsü
Uyumadan önceki sessizlik
Gece olduğunda şehir susuyor ama benim içim susmuyor. Yatağa uzandığımda düşünceler daha yüksek sesle konuşmaya başlıyor.
“İnsan kelimesi özel mi tür mü?” sorusu yine geliyor. Ama artık bir sınav sorusu gibi değil. Bir aynaya bakmak gibi.
Kendime sorduğum zor sorular
İnsanlar neden bu kadar kırıyor birbirini? Neden bu kadar uzaklaşıyoruz? Neden aynı tür olmamıza rağmen bu kadar farklı hissediyoruz?
Bu soruların cevabı yok gibi. Belki de bu yüzden yazıyorum.
Küçük Bir Umut
Bir sabahın değiştirdiği şey
Bugün sabah işe giderken bir çocuk gördüm. Annesinin elini sıkı sıkı tutuyordu. Bir an durup onları izledim. O basit sahne bile içimde bir şeyleri yumuşattı.
Belki de insan olmak sadece karmaşa değil. Belki de küçük anlarda saklı bir umut var.
Kelimenin başka bir anlamı
O an düşündüm: Eğer “insan” kelimesi bir tür adıysa bile, o türün içinde bir şey var ki onu diğer her şeyden farklı yapıyor. Belki de bu yüzden bu kelimeyi bu kadar çok düşünüyorum.
Hakanpanelcit ekibi olarak “İnsan kelimesi özel mi tür mü” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
Son Sayfa Değil, Devam Eden Bir Defter
Defterimi kapatmıyorum. Çünkü bu soru kapanmıyor. İnsan kelimesi özel mi tür mü? diye başladığım bu yolculuk, aslında kendime doğru bir yolculuk gibi.
Kayseri’nin sessiz gecesinde yazarken şunu fark ediyorum: Belki de cevap aramak değil, hissetmek önemli.
Ve ben hissetmeye devam ediyorum.