İçeriğe geç

Aynaya hangi kalemle yazı yazılır ?

Aynaya Hangi Kalemle Yazı Yazılır?

İzmir’de yaşamak, bir yandan hayatı hızla akıp giden bir metropolde sürdürmek gibi, bir yandan da sürekli olarak her şeyin komik tarafını görmek zorunda olduğunuz bir yer. Hani şöyle düşündüm de, İzmir’deki günlerimi biraz da “insan olma” üzerinden kurgulasak, sürekli olarak her anı bir espriye dönüştürmeye çalışan biri olarak – evet, benden bahsediyorum – bu işin içinde bir hikaye vardır.

Peki, aynaya yazı yazmak ne demek olur? Evet, düşündüm, durduk yere sorulmaz bu soru. Ama bir an aklıma geldi: “Hadi bakalım, aynaya hangi kalemle yazı yazılır?” sorusunun cevabı üzerine biraz kafa yoralım. Hani her şeyi ciddi ciddi düşünmeye çalışan biri olarak – ama elbette bunu mizahi bir dille yaparak – birkaç şey söyleyebilirim.

Ayna ve Ben: Bir Dostluk Hikayesi

Ayna… Ne garip bir şey değil mi? Her sabah uyanıp, o sabahki halimi görmek için bakarım. Kimi zaman korkarım, çünkü gece uykusu bana çok fazla zarar vermiş olabilir. Kimi zaman ise aynada gördüğüm insanı tanımakta zorlanırım. Ama her durumda, bir şekilde bir ilişki kurarız. Kendime dair düşündüklerimle o aynaya bakarım.

Ama ya yazı? Aynaya yazı yazmak? O da başka bir mesele. Kendini içsel olarak sürekli sorgulayan, derin düşüncelerle dolup taşan biri olarak, aynada kendime “iyi ki varım” demek için de bir kalem alır mıyım? Hadi bunu da bir inceleyelim.

Aynaya Yazı Yazmak: Hangi Kalem?

Aynaya yazı yazmak dediğimizde, genelde insanlar aklında şu düşünceyi barındırır: “Ya ben bu yazıyı nasıl yazacağım, değil mi?” Kimi zaman, birinin bana “Ya aynaya hangi kalemle yazı yazılır?” diye sorması, bana önce şu soruyu sordurur: “Aynaya ne yazılabilir ki?”

İzmir sokaklarında kafelerde otururken, en fazla şu yazılarla karşılaşırım: “Hayat kısa, tatlar uzun” ya da “Yavaş, bu sokakta köpek var.” Evet, genelde bunlar hayata dair en anlamlı şeyler olur ve onları herkesin içi rahat bir şekilde yazabilmesi gerekir. Ama aynaya yazmak, tabii ki biraz daha düşündürücü olabilir.

Meyve suyu ile yazmak olur mu?

Düşünsene, aynaya meyve suyu ile yazıyorsun ve elinde küçük bir kağıt havlu ile sudan gelen damlaları siliyorsun. Bence bu, içsel bir çöküşün simgesidir. Zaten başlı başına bir çılgınlık. Neyse, ben de dedim ki, en garanti kalem her zaman kuru bir beyaz tebeşir. Bu, çok temiz olur.

Meyve Suyu veya Diğer Seçenekler: İşin İçindeki Mantık

Bir gün, aynada kendime “Ya bir kalem bulamam, meyve suyuyla yazı yazarsam ne olur?” diye düşündüm. Tam o sırada, düşündüm ki; acaba gerçekten akıl sağlığım yerinde mi? Aynaya yazı yazmak, başka bir boyut aslında. Ama bu fikir bana biraz fazla soyut geldi.

O sırada bir arkadaşım beni aradı:

“Aynaya ne yazacaksın, mantıklı bir şeyler mi?”

“Hayır,” dedim, “yazmaya başlar başlamaz, aklıma başka bir şey gelir. Zaten çok derin düşüncelerim var ama ‘ama’ deyince yazmaya başlıyorum.”

“Her zaman başlıyorsun işte, derin düşünme, eyleme geç!” dedi.

Ve biz derin düşünmekten hiç bir yere varamadık. Ancak şunu fark ettim ki, aynaya yazı yazmak, bir bakıma içindeki o küçük çocuğu serbest bırakmak gibidir.

Neden Aynaya Yazı Yazılır?

Aynaya yazı yazmak, kimi insanlar için terapi gibi olabilir. Yani kendini tekrar eden bir şekilde ifade etmek, kendi varlıklarını belirlemek adına yapılan bir davranış. Benim için de aynaya yazı yazmak, içimdeki yaratıcı insanı tetiklemek gibiydi.

Ve şimdi itiraf ediyorum; bazen aynada kendimi eleştirirken yazdığım yazılar bana oldukça ilginç gelir. “Bugün yüzüm niye bu kadar şiş?” ya da “Bugün seninle barışamadım, ayna, kusura bakma…” gibi şeyler yazmak, günün stresinden sonra rahatlatıcı olabilir.

Ama diğer taraftan, bunu yaparken bir tehlike olabilir. Yani aynaya yazı yazmaya başlamadan önce şu soruyu kendimize sormalıyız: “Acaba ben şimdi gerçekten ne yazıyorum?”

Bir Savaş: Ayna ile Kalem Arasında

Bir yandan, aynaya yazı yazmanın her şeyden önce insanı kendi düşüncelerine daha yakınlaştırıcı bir etkisi vardır. Ama öte yandan, aynaya yazı yazarken o kalemin hangi sıklıkla kayacağını kestirememek, yazıyı daha da karmaşık hale getirebilir. İnsanın içindeki o yaratıcı ruhu serbest bırakabilmesi adına, bir başka kalem ile de yazmayı düşünebiliriz.

Peki, bu durumda hangi kalemi tercih etmeliyiz? Zira farklı kalemler farklı ruh halleri yaratır. Bir tükenmez kalem, her şeyin düzene girdiğini simgeler. Yumuşak uçlu bir kurşun kalem ise belki daha şüpheli, belirsiz düşüncelerin bir yansıması olabilir. Fakat dolma kalem… O kadar ciddi bir kalem ki, sadece Shakespeare yazmaya kalkarsa kullanabilir.

Ve ben de… Ben de bir dolma kalemle aynaya yazı yazmayı denemeyi düşündüm. Sonuç: Hayatımda hissettiğim en derin düşünceyi yazmaya başlamıştım. “Bunu yapamam, aslında ben buradayım!” Ya da başka bir yazı: “Sadece yazdım, çünkü ne yapacağımı bilmiyorum.”

Bir İçsel Monolog:

Ayna, aslında, bazen bizlere bildiğimiz şeyleri hatırlatır. Şu anda bakarken, aynadaki halimi görebiliyorum. O kadar basit bir şey değil mi? Ama yazdıkça, biraz daha anlam kazanıyor. Yani aslında aynaya yazı yazarken, bazen hiç fark etmeden kendimizi çözmeye başlıyoruz.

Sonuç: Aynaya Yazı Yazmak İstediğinizde, Bunu Cesurca Yapın

İzmir’de bir kafenin köşesinde otururken, elimdeki kalemi tutarak aynaya yazı yazmanın tam zamanı. Bazen bir kalemin içinden çıkacak düşünceleri sabırla beklemek gerekebilir. Ama sonuçta, aynaya yazı yazmak da bir sanat. Her ne kadar kimseye gösterilmese de, kendi içindeki derinliği keşfetmek, bazen en zor şeydir.

Aynaya hangi kalemle yazı yazıldığını düşündüğümüzde, aslında doğru cevap şudur: Yazın, neyle yazarsanız yazın. Çünkü sonuçta yazı, düşüncelerinizin yansımasıdır ve yazarken kendinizi nasıl ifade ediyorsanız, aynada da o şekilde kendinizi bulursunuz.

Peki, bir dahaki sefere birine “Aynaya hangi kalemle yazı yazılır?” diye soracak olursanız, belki de bir tükenmez kalemle yanıtlayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
piabella